2016-12-14

Modifiye kaplumbağa: DYD 666



Epey olmuş yazmayalı... EPEY!

Yoğunluk filan derken iyice uzaklaşmışım buralardan. Geçen süre içinde yazmak için çeşitli fikirler aklıma geldiyse de, geldikleri gibi uçtular. Ne vakit vardı (hâlâ yok) ne de itici bir güç. 

Arkadaşlarımız Müsekkin'in içeriğinden bölümleri faaliyet gösterdikleri çizgiroman forumlarına oradaki mahlaslarım üzerinden konular açıp taşıyarak (elbette izin istediler) halen camianın içinde olduğum hissini verdiler, hem bana hem de tanışlara.

Devamını garanti edemeyecek olsam da ara ara yazmaya çalışmaya ikna olmuş gibi duruyorum şimdilik...

Lafı uzatmadan konuya girelim...

Dylan Dog Türkiye yayınını LAL'in devralmasıyla birlikte bir "istikrar" ihtimalinin belirmesi bu yayını satın alarak izlediğim çizgiromanlar arasına sokmuştu. Gerçi zaman zaman bir çok öyküdeki kalite eksikliği, derinlik yoksunluğu, abuklamalar gibi sebeplerle izlemeyi bırakmayı düşünmüyor değilim. Ama hemen her seferinde öyle sıkı bir serüvene denk geliyorum ki, Dylan ona biraz daha katlanmam için bir neden yaratıyor. Yani aramızda gerilimli bir okur-yazar/çizer ilişkisi var... Herhalde Dylan meraklıları arasında benimle aynı fikirde olanlar bulunuyordur. 

İleride onu hala izlememi sağlayan bir güzelliğe değinmeyi düşünmekle birlikte, bugün Dylan'ın abuklamalarından bir örnek vermek istedim. 

Size ufak bir şey gibi gelebilir, oysa eski bir kaplumbağa sever olarak bana "bu kadar da olmaz" dedirtti...

Hoz Comics'in Maxi serisinde 4. cildin ikinci serüveni olan Kristal Gökkuşağı (Il Cristallo Arcobaleno) içinde öyle bir saçmalık var ki, hesabını yazar Luigi Mignacco'dan mı yoksa çizerler Montanari ile Grassani'den mi sormalı bilemedim... 

Durun, önce bir görsellerini verelim, sonra konuşuruz...

Dylan Dog, yanında hoş bir hatun - emektar kaplumbağa - yol - kırsal bölge ve romantizme musait dolunaylı bir gece... 



 DYD 666 plakalı kaplumbağa Aşk Böceği Herbie'ye (The Love Bug, 1969, Yönetmen; Robert Stevenson) özenip "seven kalplerin" yakınlaşmasını sağlamak için bir oyun hazırlıyor ve motor arızası numarasına mı yatıyor ne?!



Dylan motordan anlamadığını beyan etse de, yaratıldığı günden beri yoldaşı olan kaplumbağasını da hiç mi hiç tanımıyor olsa gerek. 

Dünyada yaklaşık 22 milyon kişiye satılan Volkswagen Beetle, 1938'den 1974'e kadar Almanya'da, sonrasında 2003'e kadar da Meksika ve Brezilya'da üretildi. Bu zaman zarfında asla ve asla, en modifiye versiyonlarında bile otomobilin ön kaputu altında bir motor yer almadı. 

Şu yukarıdaki kare Beetle'in tasarımcısı Ferdinand Porche'un mezarında ters dönmesini sağlamıştır herhalde.

Efenim? Motor görünmüyor mu? Yine mi abartıyorum? Dylan'ın motordan anlamadığını vurgulamak için mi böyle çizmişler, diyorsunuz? Yok canım daha neler, keşke öyle olsa! Kabak gibi hata yapmış yazar çizer takımı... Bakınız...

 
Dylan battaniyeyi arka kaput kapağını kaldırarak çıkartıyor, değil mi?
Buyur burdan yak! 
 
Aracı tanımayan arkadaşlarımız, battaniyenin arka kaputun altından çıktığını fark etmeyebilir, lakin elinden kaplumbağa geçmiş her okuyucu kıs kıs gülmüştür bu kareler karşısında. Hele ki Dylan Dog'un Alman okurları varsa, onların gözünde vay haline Bonelli yayınlarının.

Güzelim maceranın içine böcek yerleştirmiş pek muhterem yazar çizer kardeşlerimiz. Koskoca editörler de gözden kaçırmış çorba tabağının ortasında yüzen "ters dönmüş" böceği. Bahsettiğim böcek tabi ki Beetle* değil! :)

Bir çizgi kahraman yaratacaksınız, ona, evrenini ve karakterinin bir kısmını tanımlayan unsurlardan biri olarak DYD 666 plakalı bir VW Beetle armağan edeceksiniz, sonra da yukarıda örneklediğimiz gibi bir saçmalığa imza atacaksınız!  Bir macerada Groucho yerine Jim Carey'i, Dedektif Bloch yerine Komiser Columbo'yu çizmek, klarnet yerine eline saksafon vermek, imal ettiği hiç bitmeyen kalyon maketi yerine kibritten ev yaptığını göstermek kadar büyük bir yanlış bu... 

Bu bariz hatanın kaynağı, olsa olsa New Beetle olarak lanse edilen ve 1997'de üretimine başlanan bir modelin piyasaya sürülmesinden kaynaklanıyordur her halde... Bu modelde motor ön bölümde anlaşılacağı üzere... Galiba Dylan Dog yaratıcı kadrosunun yaş ortalaması oldukça "düşük"! :)

* Beetle, İngilizce'de böcek anlamına geliyor bildiğiniz üzere..

Not: Taramalar, Çizgidiyarı, MehmetAli'ye ait... Kendisine teşekkür ediyorum... 



6 yorum:

  1. Bu oluşumda yeni bir faaliyet görmek güzel. Konu hakkında bir yorum yapmayacağım. Söylenecek ne varsa söylenmiş. Yeni konu için 1,5 yıl daha beklememek ümidiyle... Hayatınızın her alanında mutluluklar...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Umarım o kadar sürmez... Amaaan, yokluğumuz kimseye bir şey kaybettirmez zaten... Dünya kendi kendine dönmeyi sürdürür nasılsa.. :)

      Sil
  2. EPEY zaman paylaşım yapmayınca takipçiler de birer ikişer piyasadan çekiliyorlar herhalde. :)
    Selamlar Hakan abi, bir haftadır bekliyorum yorum gelir mi diye de, maalesef hiçbir hareket yok.
    Blog ziyaret haritası ne durumdadır acaba? :)

    YanıtlayınSil
  3. Müsekkin'in sloganı zaten "cüzi miktarda"... Bu cüz, uzun zamandır hiç noktasındaydı, takipçilerin el ayak çekmesi normal. Aslına bakarsan, ara sıra blog istatistiklerine göz attığımda neredeyse yazdığım zamanlardaki kadar ziyaretçinin uğramayı sürdürdüğünü görüyordum. Galiba etiket sistemimde yer alan başlıklar Google aramaları yoluyla konuk çekmeyi sürdürüyordu. Hatta "hadi bir el atayım" dedirten şey de bu metnin kaleme alınmasından bir gün önce Müsekkin'in 1000 kadar tık almasıydı ki, yazdığım dönemde bile bu rakamın yanına erişmişliğimiz yok. Garip ama gerçek... :)

    YanıtlayınSil
  4. Hoş geldin diyeyim ve yukarda sergilediğin muazzam olduğu kadar komik gafa diyecek şey bulamadığımı belirteyim. En son dediğin gibi yazar-çizer kadrosuna yormak gerektiğini düşünürken, baktım ki senaryo Luigi Mignacco 1960, çizerler Montanari 36, Grassani 46 doğumlu. Yani o da geçerli bir mazeret olamıyor. Eh, gerçekten söylenecek başka da bir şey kalmıyor bu durumda, "cık cık cık, çok ayıp"dan başka... :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ben gençliklerine vermiştim, ama meğer baş gösteren 'ileri yaş' sorunlarındanmış... :) Müsaadenle yukarıdaki metinde geçen 'düşük' kelimesini tırnak içine alacağım bu durumda... :)

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...